Ana içeriğe atla

BEYNİNİZDE ”SİL” KOMUTUYLA ÇALIŞAN BİR TUŞ VAR, KULLANMAYI ÖĞRENEBİLİRSİNİZ!

    Bu, beyninizin yeni ve daha kuvvetli irtibatlar kurmak için izlediği hayranlık verici bir yol.

Daha önceki bir söyleyiş vardır “birlikten kuvvet doğar.” Nöronlar (sinir hücreleri) için de bu geçerli. Nöron hareketliliğiniz ne kadar yoğun olursa, hareketliliğin gerçekleştiği bölgedeki devreler de o kadar güçlenir.

Bu da “pratik yapmak mükemmeliğe götürür” ifadesini haklı çıkarıyor.

Ne kadar çok piyano çalarsanız, yeni bir dili kullanırsanız ve yahut da hokkabazlıkla uğraşırsanız alakalı nöron bağları o kadar güçlenir.

Örnekler saymakla bitmez. İşte Fast Company’den, konunun ayrıntıları:

Öğrenme yetisi yalnızca nöron bağlarını yapmak ve güçlendirmekten ibaret değil.

Yıllardır “öğrenme” konusunun odağı bu olmuştur. Ancak çalışmalar vaziyetin değişik olduğunu gösteriyor. Daha da ehemmiyetlisi daha önceki bağları ortadan kaldırabilme yetimiz ve buna “sinaptik (sinirsel) budama” tecrübe ediyor.


Çalışma prensibine beraber bakalım:


Beyniniz bir bahçe gibi.

Beyninizin bir bahçe olduğunu düşünün. Tabii, çiçek, meyve ya da sebze yetiştirmek yerine “nöron”lar arası sinaptik (sinirsel) irtibatlar yetiştiriyorsunuz.


Bu irtibatlarsa dopamin, seratonin (halk arasında mutluluk hormonları olarak bilinirler ancak çeşitli görevleri vardır) ve benzeri nöro-aktarıcıların (kimyevi taşıyıcı/nöro-hormon) hedeflerine erişmelerini sağlar.


“Gliya hücreleri (sinir hücrelerinin savunucuları)” beyninizin bahçıvanlarıdır.

Belli nöronlar arasındaki sinyalleri hızlandırmak için görev başındadırlar.


Kimi diğer gliya hücreleriyse atıklarla uğraşır, zarar veren maddeleri ortadan kaldırır, ölü yaprakları temizler.

Beyninizin budamadan mesul bahçıvanlarıysa “mikro-gliyal hücreler”dir. Sinaptik (sinirsel) irtibatlarınızı budarlar.


Sualimizse şu, “hangisini budayacaklarını nasıl biliyorlar?”

Araştırmacılar bu gizemin üzerindeki perdeyi aralamaya başladılar ancak bildikleri şey şu ki, az kullanılan sinirsel irtibatlar “C1q” isimli bir protein tarafından işaretleniyor.


Budamadan mesul bahçıvanımız olan “mikro-gliyal” hücrelerse bu işareti gördükleri vakit, o proteinle birleşip, sinirsel irtibatı yok ediyor.


İşte bu şekilde, beyinlerimiz yeni ve daha kuvvetli irtibatlar kurup, bizim için fiziki boşluk oluşturuyor ki daha fazla şey öğrenebilelim.


Uyku neden ehemmiyetli?

Hiç, beyninizin tıka basa dolu olduğunu hissettiniz mi?


Belki yeni bir işe başlarken veyahut ehemmiyetli bir projenin derinliklerindeyken.


Yeterince uyumuyorsunuz, üstüne bir de, daimi yeni bilgi depoluyorsunuz. Bir


nevi beyniniz sahiden “dolu.”


Yeni bir hayli şey öğrendiğiniz vakit, beyniniz irtibatlar inşa eder, ancak bunlar zayıftır, kroki gibidiBeyniniz bu irtibatların çoğunu budamaya ihtiyaç duyar zira daha akıcı, randımanlı sinirsel yollar kurması gerekir. İşte bunu uyurken gerçekleştirir.

Beyniniz, siz uyurken kendini temizler. Beyin hücreleriniz %60 oranında küçülür ki, gliya hücreleri gereksiz sinirsel irtibatları rahat rahat ortadan kaldırsın.


Hiç, güzel bir gece uykusundan uyandığınızda, duru bir zihinle ve hızlıca düşünebildiğinizi fark ettiniz mi?

Bunun sebebi gece süresince beyninizde gerçekleşen budama ve temizlik çalışması.


Öğrenmenizin kolaylaşması hesabına rahat bir ortam oluşmuş vaziyette içeride.

Uykusuz bir beyinle düşünmek, devasa ve yoğun bir ormanda meyve bıçağıyla yolunuzu açmaya çalışmak gibidir. Bıkkınlık verici, yavaş ve verimsiz.


Şekerlemeler de aynı sebepten dolayı düşünsel yetileriniz için çok yararlı.

10 ya da 20 dakikalık şekerleme, beyninizdeki gardiyanların kısa müddetliğine de olsa işbaşı yapmalarını ve yeni bilgi edinimleriniz için alanı temizlemelerini sağlar.

Dinlenmiş bir beyinle düşünmek, İstanbul’un mesai çıkışı trafiğinde tek aracın sizinki olması gibidir.


Yollar bomboş, zaman kaybınız yok, gereksiz duraklamalar geride kalmış.


Sahip olduğunuz bilginin farkında olun.

Aslında, beyninizdeki mevzubahis budama/temizlik işleri gerçekleşirken, kontrolün bir bölümü da sizin elinizde.


Geri dönüşüm kutusuna giden sinirsel irtibatlar, “sizin” kullanmadıklarınız. 


Kullandıklarınızsa güzelce sulanıyor ve bakımdan geçiyor. Neyi düşündüğünüze bu yüzden dikkat etmelisiniz.


Şayet Game of Thrones’un sonuna konusunda çok fazla kuram okursanız ve işinize yeterince odaklanmazsanız, tahmin edin hangi sinirsel irtibatlar silinmeleri adına işaretlenecek?


Şayet işyerinden biriyle aranız bozuksa ve ona gününü göstermek adına ne yapabileceğinize kafa yorarsanız ve elinizdeki asıl işleri ihmal ederseniz, yenilikçi istikametiniz zarar görecek ve intikam düşkünü sinirsel bir hücre hayat bulacak.


Beyninizdeki bu tabii bahçevari sistemin özelliklerinden yararlanın.

Sizin için ehemmiyetli olan şeyleri düşünün. Bahçıvanlarınız bu irtibatları


güçlendirecek ve sizin için ehemmiyetsiz olanları temizleyecekler.


Bahçenizi savsaklamayın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MUTLU OLMAK İÇİN YAPTIĞIMIZ YANLIŞLAR...

Mutlu olmak zor mu ? Nefes almak bir mutluluk değil mi? 1- Asla demeyiniz ( asla asla demeyiniz ) 2- ”ama” ve ”fakat” demeyiniz! 3- ”farketmez” derseniz yalan söylemiş olursunuz, her şey fark eder. 4- Hiç bir cümlenizin fiili ” mış, miş ”veya ”lar, ler ”veya ”mişler, mışlar ”veya ”larmış, lermiş” le bitmesin, bunlar sizin bilmediğiniz ve görmediğiniz, başkasının anlattığı eylemledir ve bunlara göre hareket hem size hem karşınızdakine zarar verir. 5- Başkasının yerine düşünmeyin !! 6- Başkasının yerine karar vermeyin !! 7- Bencilce yaşayın, zaten insan bencildir ve kendisi için yaşar, aksini söyleyip veya düşünüp kendinizi kandırmayın, böylece kim olduğunuzu ve nerede olduğunuzu bilirsiniz. Başkalarına daha az zarar vermiş olursunuz. 8- Pozitif düşünce ile yaklaşın konulara (yapacağım,başaracağım gibi), ama bu Pollyanna’cılık olmasın 9- Asla vazgeçmeyin 10- Geçmişi yargılamayın, bir şey kazanamazsınız sadece tecrübe olarak faydalanın ve mutsuzsanız tekrar etmeyin ! ...

NASİL İSTEDİĞİNİN ÖNEMİ YOK SADECE İSTE :)

Aslında kızgın olduğunuz zamanki dualarınız en hızlı cevaplananlardır. Bunun sebebi öfkenizin sizi odaklaması ve isteğinizi netleştirmesidir. Bolluk Melekleri bize “kristal gibi berrak niyetlerin” önemini öğretiyor. Sürekli fikir değiştirirseniz tezahür ettirme sürecimiz bloke olur.Bazıları dileklerinin gerçekleşeceğine dair bir türlü güven duyamazlar. Bu engelleri aşmanın yolları;  Ne istediğinizle ilgili kararsızlığınız varsa ,sadece belirli bir duyguyu isteyebilirsiniz. Ayrıntıları dert etmenize gerek yok. Yanlış birşey isteme korkusu:  Bu korkuyu bertaraf etmek için duanızı şu cümleyle bitiriniz. “BU VEYA SENİN DAHA İYİ GÖRDÜĞÜN BİRŞEY ALLAH’IM”. Kaynaktan yardımı haketmiyorum korkusu:  Allah ile bağlantı kurmak doğuştan hakkımızdır.Allah bize sevgisini ayırım yapmadan verir. Bencil Olma Korkusu:  Size gelen bir başkasının payının azalmasına neden olmuyor.Ruhsal gerçeklikte kaynak sonsuzdur.İsteyin. İnanmamak:  Dileklerinizin gerçekleşeceğine in...

GEREKSİZ OLAN HİÇ BİRŞEYE TAHAMMÜLÜM YOK...

Bazı şeyler için artık sabrım yok; ukala biri haline geldiğim için değil, aksine hayatımda artık beni mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için… Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok. Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim. Artık yalan söyleyen ve beni yönetmek isteyen insanlara bir tek dakika bile harcamak istemiyorum. Oyunların, ikiyüzlülüğün, sahtekarlıkların ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum. Çok bilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok. Aynı şekilde boş dedikodulara da bulaşmak istemiyorum. Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan nefret ediyorum. Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum, bu nedenle katı ve toleransı olmayan olan insanlardan kaçınıyorum. Arkadaşlıkta sadakats...