Bütün iyilerin alnından öpüyorum İçimizde bir iyi vardır bir de kötü derler. Koca bir yalandır bu. İnsanın mayası ya iyidir ya da kötü. Tohumun kötüyse ne fayda geçmiş ola. Kafan kurnaz bir tilkidir hep kendine çalışan. Fakat bazıları ise iyilik için doğarlar. Beli bükük bir dedeyi karşıdan karşıya can hıraş geçirenlerdir onlar. Sabahın ayazında kalkıp her bir sokak kedisine selam verip o sokak hayvanlarını mamaya boğanlardır onlar. Aman doğa yok olmasın, aman Karadeniz’in ormanı yaşasın diye kendini buldozerin önüne atan o kız misal çok iyidir. “Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum, bizi birbirimizden ayıran emektir, ben çalışmaya inanıyorum.” diyen o Nobel Kimya ödüllü profesör iyidir mesela. O profesör ülkesinin insanına vazgeçmemeyi öğütler alttan alta. Kaldı ki zeka ölçülebilir bir şeydir ve çoğu insanda kırıntısı bile yoktur. İyilik ölçülebilen bir şey olmadığı gibi bir oranı da yoktur. Ben ölçtürdüm kalbim % 90 iyiymiş diyem...
Bu yolculuğa akışım;kötü olarak nitelendirdiğim deneyimler sonucu oldu... İyi ki olmuşlar diyorum şimdi :) Beni psikolojimi düzeltecek,iyileştirecek,motive olmayı arayan yollara itti... Ve kendimi bir Profesyonel Yaşam Koçu olarak buldum :) (eğitimlerim sonucu). Derken;Nefes Koçluğu,Access Bars,Stres Yönetimi,Zaman Yönetimi,İnsan İlişkileri Yönetimi vs.diye uzayıp giden bir gelişim yolculuğu... Sevgi ile kalın...