Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SEN! DEĞERLİ KADİN...

1. Unutma, sen değerlisin. Çalışsan da çalışmasan da… Ünlü olsan da olmasan da… O erkek seni istese de istemese de… Sen sen olduğun için bi’tanesin. 2. Kadın olmanın tadını çıkartmalısın. Biraz şefkat, biraz anaçlık, biraz dişilik, biraz seksilik, bolca zeka ve altıncı his… Sen şahanesin.. 3. Göbeğin çıktı diye, 36 bedenden çok uzaksın diye, saçların o reklamlardaki kız gibi dalgalanmıyor diye eksik değilsin. 4. Kendine güvenin en büyük silahındır ve o en derinlerinden gelen ışıl ışıl gülümsemen tabii ki. 5. Biliyorum adettendir ama sonuca varamadığın, sadece bünyeni hırpaladığın o konuyu 50 kere konuşmana, tartışmana gerek yok. Olmuyorsa, üstünü çizip devam etmelisin. 6. Yaptıklarından suçluluk duyarak vakit kaybetmemelisin. Yapamadıklarını listeleyip isteklerini gözden geçirmek suretiyle adımlar atarsan daha mutlu olabilirsin. 7. Hiçbir evlilik, hiçbir olması gerek şov, sana öğretilmiş hiçbir mecburiyet alın yazın değildir. Kocan tek çıkışın, hayat zaferin değildir. 8....

NEDEN KISKANIR, YALAN SÖYLER, ŞÜPHE DUYARIZ...

Bilinçaltındaki korkularımız bizi hangi davranışları yapmaya itiyor. Neden kıskanır, aşağılar, yalan söyleriz. Mükemmelliyetçilik:  Mükemmel insanlar onaylanma korkusu yaşadıkları için Kıskançlık:  Bilinçaltı aslında yetersizlik korkum var diyor Küçümseme:  Bilinçaltındaki aşağılanma korkusundan dolayı başkalarını  kucumsuyor Dik başlılık:  Bilinçaltında aslında yetersizik, güçsüzlük korkum var diyor Kibir:  Bilinçaltı değersiz hissediyorum böyle bir korkum var diyor Yalancılık:  Suçlama korkuları yoğun olduğu için bunu yaparlar Şüphecilik:  İçlerinde çaresizlik ve güçsüzlük korkusu yaşadıklarından bunu yaparlar Tembellik:  Bilinçaltı yetersizlik korkusundan dolayı böyle davranır Cimrilik:  Yokluk korkusu içlerinde çok yoğun olduğu için bunu yaparlar... Arınmak lazim... Arınmak, iyileşmek, sevmek, sevilmek, hayatın güzelliklerini görebilmek, o kara gözlükleri çıkarabilmek en büyük ödülümüz olacak...

SEVGİLİM VE HAYAT ARKADAŞIM...

Çok hoşlandığın birisiyle tanışırsın, sevgili olursun ilişkin ilerler artık beraber yaşamaya kararverirsin, birliktelik çok güzel gelir, için kıpır kıpırdır, her anını onunla geçirmek istersin. Paylaşırsın, aklında tek başına yapmaya cesaret edemediğin herşeyi, tüm çılgınlıkları onunla yapmak istersin ve yaparsın. Onunla birlikte vakit geçirmek için, yeri geldi mi fedakarlık yaparsın, kendine ayıracağın değerleri sonuna kadar onunla paylaşırsın ve böylelikle zaman akıp gider. Akıp giden bu zaman, kalbindeki Sevgili konseptini, Hayat Arkadaşlığına çevirir. Sevgili olmak ve Hayat Arkadaşı olmak arasında çok ince bir çizgi var gibi gözükse de yeni almış olduğun bu rütbenin sorumluluğu çok daha ağırdır. Sevgili iken, kalbin pır pır ediyorken göstermiş olduğun tahammül, sineye çekme, onu öyle kabullenme, yerini, sabırsızlığa, anlamak istememeye, isyana, ters cevaplar vermeye bir anda bırakabilir. Eskiden keyifle göstermiş olduğun o anlayış ve tolerans, yeni durumda kulakların tarafından işi...

Her ERKEĞİN biraz OEDİPUS KOMPLEKSİ vardir...

Buluşmanın en romantik anında telefon çalar ve sevgilinizin annesi “Ne zaman geleceksin oğluşum, çok geç kalma e mi” derse bilin ki başınız dertte Ya da sevgililer gününde sevgilinizin annesi babasının en sevdiği yemekleri yapmak varken oğlunun en sevdiği yemekleri yapıyorsa ve sevgiliniz yanınıza gelmeden önce o yemekleri mideye indirmeyi tercih ediyorsa yanmışsınız demektir. Hele ki sevgilinizin evinin yedek anahtarı annesindeyse ve kadıncağız hiç beklenmedik anlar çat kapı geliyorsa bitmişsiniz demektir. Çünkü tüm bunlar hatta sadece biri bile bir ana kuzusuyla beraber olduğunuza işarettir. 20’li yaşlarını bitirmiş ama hala büyüme çağını tamamlayamamış bu ana kuzuları, günümüz kadının en azılı düşmanıdır aslında. Önce bu türün “Ay ne şeker, annesiyle ne de iyi geçiniyor” diye cazibesine kanarsınız sonra bir bakmışsınız annesi ilişkinizin göbeğinde çiftetelli oynuyor. “Ben bunu adam ederim, annenin yeri ayrı sevgilinin yeri ayrı öğretirim” hülyasına kapılırsanız da bittiğiniz and...

NASİL İSTEDİĞİNİN ÖNEMİ YOK SADECE İSTE :)

Aslında kızgın olduğunuz zamanki dualarınız en hızlı cevaplananlardır. Bunun sebebi öfkenizin sizi odaklaması ve isteğinizi netleştirmesidir. Bolluk Melekleri bize “kristal gibi berrak niyetlerin” önemini öğretiyor. Sürekli fikir değiştirirseniz tezahür ettirme sürecimiz bloke olur.Bazıları dileklerinin gerçekleşeceğine dair bir türlü güven duyamazlar. Bu engelleri aşmanın yolları;  Ne istediğinizle ilgili kararsızlığınız varsa ,sadece belirli bir duyguyu isteyebilirsiniz. Ayrıntıları dert etmenize gerek yok. Yanlış birşey isteme korkusu:  Bu korkuyu bertaraf etmek için duanızı şu cümleyle bitiriniz. “BU VEYA SENİN DAHA İYİ GÖRDÜĞÜN BİRŞEY ALLAH’IM”. Kaynaktan yardımı haketmiyorum korkusu:  Allah ile bağlantı kurmak doğuştan hakkımızdır.Allah bize sevgisini ayırım yapmadan verir. Bencil Olma Korkusu:  Size gelen bir başkasının payının azalmasına neden olmuyor.Ruhsal gerçeklikte kaynak sonsuzdur.İsteyin. İnanmamak:  Dileklerinizin gerçekleşeceğine in...