Ana içeriğe atla

Her ERKEĞİN biraz OEDİPUS KOMPLEKSİ vardir...


Buluşmanın en romantik anında telefon çalar ve sevgilinizin annesi “Ne zaman geleceksin oğluşum, çok geç kalma e mi” derse bilin ki başınız dertte
Ya da sevgililer gününde sevgilinizin annesi babasının en sevdiği yemekleri yapmak varken oğlunun en sevdiği yemekleri yapıyorsa ve sevgiliniz yanınıza gelmeden önce o yemekleri mideye indirmeyi tercih ediyorsa yanmışsınız demektir. Hele ki sevgilinizin evinin yedek anahtarı annesindeyse ve kadıncağız hiç beklenmedik anlar çat kapı geliyorsa bitmişsiniz demektir. Çünkü tüm bunlar hatta sadece biri bile bir ana kuzusuyla beraber olduğunuza işarettir.

20’li yaşlarını bitirmiş ama hala büyüme çağını tamamlayamamış bu ana kuzuları, günümüz kadının en azılı düşmanıdır aslında. Önce bu türün “Ay ne şeker, annesiyle ne de iyi geçiniyor” diye cazibesine kanarsınız sonra bir bakmışsınız annesi ilişkinizin göbeğinde çiftetelli oynuyor. “Ben bunu adam ederim, annenin yeri ayrı sevgilinin yeri ayrı öğretirim” hülyasına kapılırsanız da bittiğiniz andır. Çünkü ana kuzusu bir erkeğin sizi sevmesi veya size aşık olması hiçbir şeyi değiştirmez. Onlar fiziksel olarak sizi beğenseler bile zihinsel olarak anneleri gibi olmanızı bekler ve sizi o yönde değiştirmeye çalışırlar. Tabii anneleri izin verir de sizle flört etmeye başlayabilirlerse…

Abarttığımı düşünüyorsunuz ama bu kuzular sevgililerinin yaptığı yemekte bile annelerinin lezzetini bekler, evin düzeninde bile ana ocağını arar, sevgilinin kararlarında bile “Annem olsa böyle yapmazdı” derler. Annesine sormadan hiçbir şeye karar veremeyen bu erkekler ezkaza annelerinden habersiz bir şey yaparlarsa da bu sefer alacakları tepkiden korkarlar. Çünkü her anne oğul ilişkisinde biraz Oedipus kompleksi vardır aslında. Kimi bunu abartır kimi de bastırır.  Ama anlamak istemedikleri şey bir kadın bir adamı yatağına alıyor, hayatının baş tacı yapıyorsa, asla ikinci sırada olmak istemez. En ufak tartışmalardan bile önce erkek annelerinin haberi olsun istemezler. İlişki ile ilgili kararlarda annelerinin söz sahibi olmasına tahammül edemezler.

Aman yanlış anlaşılmasın annesini seven, kollayan, onunla ilgilenen erkeğin başımızın üstünde yeri var. Çünkü annesine saygılı olan diğer kadınlara da saygı duymayı bilir. Benim bahsettiğim erkekler başka bir gruba giriyor. Bunlar iki cümlesinde bir annesinden bahsediyor, annesine sormadan kapıdan çıkamayıp tuvalete bile gidemiyorlar.

Biliyorsunuz erkekler aslında çocukluktan öğreniyorlar krallığı. “Erkek çocuk temizlik yapmaz”, “Oğluşum ne isterse o olur”, “Bu evin erkeği sensin paşam”, “Kesseler acımaz yavrum” gibi cümlelerle büyütüyor anneleri onları. İşte o anneler oğullarının büyümelerine izin vermedikleri için, oğulları da büyümek istemiyor ve ortaya kocaman bebekler çıkıyor. (Alt değiştirmesi de sevgiliye kalıyor...)

Ama gerçekler ne olursa olsun “Anneler” kutsal. Orası öyle olmasına öyle ancak sonra o kutsal annelerin kutsal kuzuları pek çok kadını mutsuz ediyor. O yüzden erkek analarından bir rica bu yazı aslında. Kıymetli oğullarınızı bırakın biraz kendi ayaklarının üzerinde dursunlar. Ahmet Şerif İzgören'in de dediği gibi biliyoruz ki “Süpermen Türk olsaydı pelerinini annesi bağlardı!” Hatta bana sorarsanız taytını bile giydirir her serüvenden sonra da terleyen sırtına havlu koyardı. Çünkü siz Türk anaları cansınız. Ama bir kadın için “ben bilmem eşim bilir”den daha korkutucu bir şey varsa o da “ben bilmem anam bilirdir”! Bu yüzden oğullarınızın mürüvvetini görmek istiyorsanız bir adım geride kalmak isteyebilirlersiniz belki…

Ve ey sevgili ana kuzuları, size de bir çift sözüm var. Sizi doğuran, bu yaşa getiren, yemeyip yediren, içmeyip içiren annelerinizle rekabet etmemiz mümkün değil. O yüzden de etmeyiz. Annenizi bize rakip olarak sürerseniz arkamıza bakmadan kaçarız. Aramızdaki sorunları annenize anlatmanız bize ihanet gibi gelir. Bizi günde bir kereden fazla aramazken annelerinizle en az üç kez konuşmanızı garipseriz. Ve hala annenizle yaşıyorsanız korkarız. Bu nedenlerden aklı başında bir kadınla sağlıklı bir ilişki istiyorsanız annenizin yerini de sevgilinizin yerini de ayırın. Ve mümkün oldukça içinizde Oedipus Kompleksi'ni bastırın!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MUTLU OLMAK İÇİN YAPTIĞIMIZ YANLIŞLAR...

Mutlu olmak zor mu ? Nefes almak bir mutluluk değil mi? 1- Asla demeyiniz ( asla asla demeyiniz ) 2- ”ama” ve ”fakat” demeyiniz! 3- ”farketmez” derseniz yalan söylemiş olursunuz, her şey fark eder. 4- Hiç bir cümlenizin fiili ” mış, miş ”veya ”lar, ler ”veya ”mişler, mışlar ”veya ”larmış, lermiş” le bitmesin, bunlar sizin bilmediğiniz ve görmediğiniz, başkasının anlattığı eylemledir ve bunlara göre hareket hem size hem karşınızdakine zarar verir. 5- Başkasının yerine düşünmeyin !! 6- Başkasının yerine karar vermeyin !! 7- Bencilce yaşayın, zaten insan bencildir ve kendisi için yaşar, aksini söyleyip veya düşünüp kendinizi kandırmayın, böylece kim olduğunuzu ve nerede olduğunuzu bilirsiniz. Başkalarına daha az zarar vermiş olursunuz. 8- Pozitif düşünce ile yaklaşın konulara (yapacağım,başaracağım gibi), ama bu Pollyanna’cılık olmasın 9- Asla vazgeçmeyin 10- Geçmişi yargılamayın, bir şey kazanamazsınız sadece tecrübe olarak faydalanın ve mutsuzsanız tekrar etmeyin ! ...

NASİL İSTEDİĞİNİN ÖNEMİ YOK SADECE İSTE :)

Aslında kızgın olduğunuz zamanki dualarınız en hızlı cevaplananlardır. Bunun sebebi öfkenizin sizi odaklaması ve isteğinizi netleştirmesidir. Bolluk Melekleri bize “kristal gibi berrak niyetlerin” önemini öğretiyor. Sürekli fikir değiştirirseniz tezahür ettirme sürecimiz bloke olur.Bazıları dileklerinin gerçekleşeceğine dair bir türlü güven duyamazlar. Bu engelleri aşmanın yolları;  Ne istediğinizle ilgili kararsızlığınız varsa ,sadece belirli bir duyguyu isteyebilirsiniz. Ayrıntıları dert etmenize gerek yok. Yanlış birşey isteme korkusu:  Bu korkuyu bertaraf etmek için duanızı şu cümleyle bitiriniz. “BU VEYA SENİN DAHA İYİ GÖRDÜĞÜN BİRŞEY ALLAH’IM”. Kaynaktan yardımı haketmiyorum korkusu:  Allah ile bağlantı kurmak doğuştan hakkımızdır.Allah bize sevgisini ayırım yapmadan verir. Bencil Olma Korkusu:  Size gelen bir başkasının payının azalmasına neden olmuyor.Ruhsal gerçeklikte kaynak sonsuzdur.İsteyin. İnanmamak:  Dileklerinizin gerçekleşeceğine in...

GEREKSİZ OLAN HİÇ BİRŞEYE TAHAMMÜLÜM YOK...

Bazı şeyler için artık sabrım yok; ukala biri haline geldiğim için değil, aksine hayatımda artık beni mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için… Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok. Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim. Artık yalan söyleyen ve beni yönetmek isteyen insanlara bir tek dakika bile harcamak istemiyorum. Oyunların, ikiyüzlülüğün, sahtekarlıkların ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum. Çok bilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok. Aynı şekilde boş dedikodulara da bulaşmak istemiyorum. Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan nefret ediyorum. Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum, bu nedenle katı ve toleransı olmayan olan insanlardan kaçınıyorum. Arkadaşlıkta sadakats...